Türkiye'de Zeytin Ağacı

Posted by admin 20/02/2021 0 Comment(s) Zeytin Ağacı,

Türkiye'de Zeytin Ağacı 

 

Dikili alanda dünya zeytinciliğinde 4. sırada olan Türkiye verim ve üretimde 5. sırada yer almaktadır. Türkiye’de zeytincilik, Cumhuriyet döneminden sonra tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olmuştur (Kaşka, 2005). Türkiye zeytin üretimi yıllar itibariyle artış 3 göstermiştir. Bunun en önemli nedenlerinden biri de yıllara göre zeytin üretim alanlarındaki artıştır. Son yıllarda yeni zeytin bahçesi tesisi ve sertifikalı zeytin fidanı destekleriyle zeytin üretim alanları artış göstermiştir. Toplam zeytin üretiminin yaklaşık olarak %75’ini yağlık zeytin oluşturmaktadır (Anonim, 2018). Türkiye’de 2016-2017 yılları verilerine göre zeytin dikim alanı 846.061ha olarak açıklanmıştır. 2008 yılında 774.370 ha olan zeytin dikili alanlar yıllar içerisinde artış göstererek kullanılabilir tarım alanlarının % 2,3 ’ünü kaplamıştır. 2017 yılı üretim sezonunda 846.061 ha’a yükselen zeytin üretim alanları ağaç sayısı itibariyle 174 milyon 593 adet ağaç sayısına ulaşmıştır (Çizelge 1.3) (TÜİK, 2018).

 

Türkiye zeytin üretim alanları Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşmıştır ve yıllara göre artış eğilimindedir. Zeytin alanlarında en önemli iller sırasıyla Aydın, Muğla, İzmir’dir. Yağlık zeytin üretiminde ise en önemli iller sırasıyla Aydın, İzmir, Muğla, Balıkesir ve Hatay’dır. Ege Bölgesi’nin güney kesiminde yağlık zeytin üretimi daha yoğundur.

Akdeniz Bölgesinde ise Hatay ve Mersin illeri ön plana çıkmaktadır. Aydın ili %20.9’luk üretim ile Türkiye zeytin üretiminde ilk sırada yer almaktadır. Bunu Muğla (%15.3) ve İzmir (%14.1) illeri takip etmektedir. Taş (2008), Ülkemizde en fazla bulunan çeşitlerin Domat, Gemlik, Memecik ve Tavşan Yüreği zeytin çeşitleri olduğunu bildirmiştir. 

Dünya konjonktüründe üretim miktarı açısından Türkiye’nin yıllara göre değişmekle birlikte dördüncü veya beşinci sırada yer almasına karşın, ağaç başına verimin düşük olduğu söylenebilir. Bunun nedeni olarak da ağaçlarda periyodisite görülmesi gösterilebilir (Bozkaya, 2009). Zeytin yetiştiriciliğinde meyve tutumunun artırılması ve periyodisiteyi çözmek amacıyla farklı araştırmalar yapılmıştır. Zeytin ağaçlarında bol ürün alınması, ekolojik koşulların uygunluğu ve yetiştiricilik tekniklerinin doğru yapılmasının yanı sıra, açan çiçeklerde de meyve tutumunun fazla olmasına bağlıdır (Hanson, 1991; Nymora vd., 1997; Stover vd., 1999; Perica vd., 2001; Yılmaz, 2002).

Zeytinde bir yıl önce meydana gelen çiçek tomurcukları, ertesi yıl çiçek ve meyveyi oluşturur ve genetik olarak bir yıl çok ürün verirken, diğer yıl az ürün verdiği ya da hiç ürün vermediği (periyodisite) bilinmektedir. Ulusal zeytin koleksiyonunda, ülkemizde bulunan bir çok zeytin çeşidinin şiddetli periyodisite gösterdiği ortaya çıkmıştır (Kaya vd., 2011). Periyodisite zeytin ağacına özgü bir durum olmamakla birlikte, antep fıstığı, badem, fındık, ceviz gibi birçok üründe de verim sorununa neden olmaktadır.

Bunun yanı sıra zeytin genetik yapısı nedeniyle diğer ürünlere nazaran periyodisite faktörlerinden daha çok etkilenmektedir. Türkiye öznelinde periyodisitenin iki nedeni vardır. Bunlardan birincisi ulaşıma uzak zeytin alanlarının bakımsızlığı diğeri ise periyodisiteden korunmanın yollarının çiftçilere tam olarak aktarılmaması ya da zeytin hasatından kazanılan paranın bu yöntemleri uygulamada ki yetersizliğidir denebilir. Tüm bunların yanı sıra çevresel koşullar da ciddi bir etkendir (Dizdaroğlu vd., 2003).

Periyodisite gösteren bir ağaç, verim yılında çok fazla meyve yüklü olacağından, bütün gücünü meyvelerini büyütmeye ve olgunlaştırmaya vermektedir. Ağaç kışa yeteri kadar besin maddesi depolayamamakta ve açığını kapatabilmek amacıyla daha geç dinlenmeye girmektedir. Bunun sonucu olarak bitkide, sonbaharın erken donları ve şiddetli kış soğukları, zararlanmalara neden olmaktadır. Periyodisite, fazla meyve yılında çiçek tomurcuğu oluşumunun aksaması sonucu meydana gelmektedir (Anonim, 2019).

Buna neden olarak, “Karbonhidrat/Azot” dengesi ve meyvelerdeki besin elementleri rekabetinden daha çok, gelişen embriyonun çiçek tomurcuğu oluşumunu engelleyen bir madde meydana getirmesi gösterilmektedir. Verim yılında, meyve çok fazla olduğu için meyve kalitesi, düzenli meyve veren  ağaçların meyve kalitesine göre düşük olmaktadır.

Meyveler küçük, renksiz ve tatsız olurlar. Gibberellik asit miktarının artması çiçek tomurcuğu farklılaşmasında etkili olmaktadır. Uyarıyı alan yapraklar çiçek tomurcuğu oluşumunu engelleyen fenolik bileşik (klorogenik asit) toplamaktadır. Ağaçlarda klorogenik asit miktarının yüksek olması ile aynı yıl içinde hem vejetatif gelişmeyi hem de çiçek tomurcuğu oluşumunu engellemektedir. Verim yılında çok fazla meyve, fakat çok az sürgün gelişimi olmaktadır.

Tersine, dinlenme yılında kuvvetli sürgün gelişimi ve az çiçek tomurcuğu oluşumu vardır. Verim yılında çiçek ve meyve seyreltmeleri yapılarak, ağaç sürgün gelişmesine ve ertesi yıl için çiçek tomurcuğu oluşumuna teşvik edilirken; yine verim yılından önceki kışta, şiddetli budama ile meyve dalları azaltılarak sürgün oluşumu arttırılabilir. Yumuşak iklim, düzenli budama ve gübreleme, hasadın elle ve dikkatli yapılması, sulama ve düzenli toprak işleme periyodisitenin şiddetini azaltır, bazı çeşitlerde ortadan kaldırabilir.

Mevcut zeytinliklerde ise hasat ve kültürel uygulamaların dikkatli ve uygun şekilde yapılması şu an için en etkili yöntemdir (Günay, 2010). Zeytin iki yılda bir meyve verme eğilimi gösterir. Elde edilen ürün, boş sezonundan 0 ton ha’ dan, dolu sezonundan 30 ton ha’ a kadar değişiklik gösterebilir (Lavee, 1996). Dolu yılındaki aşırı meyve yükü, meyvelerin kalitesini azaltmaktadır (Krüger vd., 2005). Bu nedenle, periyodisite ve dolu yılındaki sofralık zeytin meyvelerinin çok küçük olması, gelirde önemli ölçüde kayba neden olmaktadır (Lavee, 2007).

Zeytinde meydana gelen çiçek indüksiyonu, tam çiçeklenmeden 7-8 hafta sonra, meyve çekirdeğinin sertleştiği zamanda gözlenir (Fernandez-Escobar vd., 1992). Vegetatif ve generatif gelişme süreçlerini etkileyen sıcaklık, su ve alınabilir besin maddesi gibi dışsal faktörler ve karbonhidratlar, mineral besin maddeleri ve hormonlar gibi içsel faktörlerce de periyodisite kontrol edilebilir (Monselise ve Goldschmidht, 1982).

Önemli yağlık ve sofralık çeşitlerden Memecik, Ayvalık, Erkence gibi çeşitler şiddetli; Gemlik, Domat ve Çilli gibi çeşitler ise orta düzeyde periyodisite göstermektedir (Canözer, 1991). Ekonomik açıdan ise bu durumda, ‘var’ yılında üreticinin birim ürün başına geliri azalmakla birlikte ve kalitesiz ürünleri pazarlamaya yol açmaktadır. Yok yılında ise, aşırı fiyat yükselmesi ile yetersiz ürün, yetersiz istihdam ortaya çıkmaktadır (Lavee, 2007). Zeytin üretiminde dengeli bir çiçek tomurcuğu uyarımına neden olacak kültürel işlemlerin (sulama, budama, gübreleme) uygun şekilde yapılması önem taşımaktadır.

Dengeli bir çiçek  tomurcuğu uyarımı için ise öncelikle zeytin ağacının aşırı meyve yükü hafifletilmelidir (Krüger vd., 2005). Çalışmanın materyalini oluşturan Memecik zeytin çeşidi, taş arası, Aşıyeli, Tekir, Gülümbe, Şehir, Yağlık olarak da adlandırılır. Ege bölgesindeki ağaç varlığının yaklaşık %50 sini Memecik çeşidi teşkil etmektedir.

Orijini Muğla olan Memecik çeşidi zeytini İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Antalya, Kahramanmaraş ve Sinop’ a kadar uzanan bir coğrafyaya sahiptir. Bu çeşidin Türkiye genelindeki oranı da %45,5’tir. Memecik çeşidi İzmir, Aydın, Manisa, Denizli, Muğla, Antalya, Sinop, Kahramanmaraş ve Kastamonu'ya kadar geniş bir coğrafi dağılım göstermektedir (Bülbül, 2009).

Ürün, yağlık ve sofralık olarak çok yönlü değerlendirilmeye uygundur. Memecik çeşidinde ağaç iyi bakım şartlarında kuvvetli olarak gelişim göstermektedir. Ağaç toplu ve yuvarlak bir taç oluşturmakta, sarkık gelişen yan dallar ağacın tacına yayvan bir görünüm kazandırmaktadır. Bu çeşitte somaktaki çiçek adedi 6-15 kadar olup, ortalama çiçek adedi 11 dir. Meyvesi iri olup l kg daki meyve adedi 209 dur. Meyvede et oranı %88,28 ve yağ oranı ise %24.50 dir. Kısmen kendine verimli olan bu çeşit 16 Mayıs-6 Haziran tarihleri arasında çiçeklenmektedir. İyi bakım şartlarında kuvvetli olarak gelişen bu çeşidin verimli olduğu ve genellikle kuvvetli periyodisite gösterdiği belirtilmiştir (Şeker vd., 2008).

Türkiye’nin önemli bir yağlık çeşidi olan ve kuvvetli periyodisite eğilimi gösteren Memecik zeytin çeşidinde, periyodik meyve verimi ile ilgili olarak var ve yok yılında vegetatif ve generatif gelişme seyrinin ortaya konması periyodisiteyle ilgili yapılacak olan çalışmalara alt yapı oluşturmak açısından önemli bulunmuştur.

Bu noktadan hareketle, Memecik zeytin çeşidinde (Olea europaea L.) periyodisite olayının fenolojik, morfolojik ve pomolojik yönden irdelenmesi amacıyla planlanan çalışmada, Memecik çeşidinden kurulu zeytin bahçesinde 2016 yılı içerisinde seçilen verimli ve verimsiz ağaçlarda 2017 – 2018 yılları içinde çalışma yürütülmüştür. Memecik zeytin çeşidinin verimli ve verimsiz olduğu yıllarda, ağaçların vegetatif ve generatif gelişme seyrini ortaya koyan bir çalışma yapılmamıştır.

Bu anlamda araştırma özgün bir değer taşımaktadır. Bu çalışmanın sonucunda elde edilen verilerin, ileriki yıllarda zeytinde yapılacak olan çalışmalara ışık tutması hedeflenmiştir.

 

Kaynak:Fatih TUNCER 

MEMECİK ZEYTİN ÇEŞİDİNDE PERİYODİSİTENİN FENOLOJİK, MORFOLOJİK VE POMOLOJİK YÖNDEN İRDELENMESİ

Fatih TUNCER Yüksek Lisans Tezi,Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Engin Ertan